8. BÖLÜM

 

Bu saplamamızın ardından konuya kaldığımız yerden devam edelim.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Uzaylıların ilk ziyaretinden 2 yıl sonra, onlar yeniden geldiler ve Vorlihon'u başka bir gezegene götürdüler. Vorilhon, burada Hz. İsa ve Buda ile karşılaşmıştı. Vorilhon “Onlar klonlama yoluyla ölümsüzlüğe kavuştular” diyordu. Rael'in iddiasına göre, kurucusu olduğu “Clonaid” şirketi, Rael, İskoçya'nın Sunday Herald gazetesi ile yaptığı özel bir röportajda, Eva'nın (Klonlandığı iddia edilen çocuğun ismi) 18 yaşına kadar dış dünya tarafından görülemeyeceğini söylüyordu. Clonaid, çocuğun bir klon olduğuna dair bilimsel delileri ortaya koyacağını iddia ediyordu. Rael, klonlama deneylerini savunarak, “Biz barış ve sevgiden yanayız ama bakın Amerika ve İngiltere Irak'ta 100.000 sivili öldürmeye hazırlanıyor. (Bu yazının Irak savaşından önce yayınlandığın dikkat çekmek isterim.) Buna rağmen halk güzel bir küçük kızın klonlanma ile dünyaya gelmesine kızıyor!" diyordu.  Rael'in 55.000 takipçisi de insanların uzaylılar tarafından laboratuarlarda yaratıldığına inanıyordu. Rael'e göre klonlanmanın son hedefi, insanları ölüm anında klonlayarak, birkaç sene içinde büyüyen klona o, insanın hafızasını nakletmek olacaktı. İşte bu teknikle ebedi yaşam sağlanabilecekti.  Rael,Hıristiyanlığa ve özellikle Vatikan'a klonlamaya karşı olduğu için saldırıyordu. “Papa”nın karşı olduğu her şeyi destekliyorum, Katolik Kilisesi insan doğasının en büyük düşmanıdır!” diyordu. Vorilhon'un öğretilerini kabul edenler, hem karşı cinsle, hem de aynı cinsle PASAKLI KIZ yapma özgürlüğüne sahiptiler. Rael'ciler, uzaylılar ve özgür metalin garip bir karışımına inanıyorlardı.  İşin en ilginç yanı ise, Rael'in uzaylıların dünyaya ineceği yer olan İsrail'de bir elçilik açma girişiminde bulunmasıdır.    29.01.2003 tarihli BBC'nin haberine göre, Clonaid firması temsilcileri, Florida'da bir mahkemede dünyanın ilk klonlanan çocuğunun İsrail'de yaşadığını ve dolayısıyla mahkemenin yetki alanı dışında olduğunu iddia etmişlerdi. Herhangi bir DNA örneği olmadığı için, birçok bilim adamı klonlanmış bebek hikayesini inandırıcı bulmamaktaydı.

 

SİRİUS YILDIZINA TAPINMA 

 

Okült araştırmacısı James Shelby Downard, “Sorcery, ben bir kımıl zararlısıyım, Assassination, and the Science of Symbolism” (Sihirbazlık, PASAKLI KIZ, Suikast ve Sembolizm Bilimi) adlı kitabında CIA'nın üst kademelerinde Sirius'a tapan bir kült olduğunu iddia eder. Bu CIA kültünün ayin yerlerinden biri, Kalifroniya'daki Palomar Gözlemevi'nin teleskop odasıydı. Downard'a göre, burada Sirius -askeri istihbarat kültü teleksopik olarak odaklandığı “Köpek Yıldızı”nın (Sirius) ışığının odaya gelmesi ile- eski Mısırlı rahipler gibi ritüellere başlamaktaydı. Amerikan Askeri İstihbaratından Albay Michael Aquino (Satanik “Set Tapınağı”nın başı) oküktizmde Set'in Sirius'la eş değer bir tanrı olduğunu söylüyordu.

 

Anton La Vey'in (Asıl adı; Anton Lvey) “Şeytan Kilisesi”nin birçok üyesinin askeri çevrelerden geldiği bir sır değildir. Burada yeniden Sirius, okültizm ve askeri istihbaratın acayip birlikteliğini görüyoruz.

 

Bazı araştırmacılar UFO'ların ve mürettebatlarının giysileri üstünde, “Üçgen içindeki göz” amblemine dikkat çekmişlerdir. Bazı “Kara Elbiseli Adamlar” da aynı amblemi taşıyorlardı ve “Üçüncü göz halkından” olduklarını söylüyorlardı.

 

Son yıllarda Belçika'da çok görülen UFO'lar içinde, her köşesinde bir ışık yanan üçgen şeklindeki uçan araçlar çok gözlenmiştir. Bu belki de 1997'de Phoeinx/ Arizona'da görülen dev gemi ile aynıydı. Medya'da bu “uçan üçgenler” UFO olarak tanımlanmışlardı, ama gerçekte ABD Hava Kuvvetleri tarafından üretilen “çok gizli” bir uçaktı.

 

Köpek Yıldızı, Sirius-Işık Lordları-Üçgen İçindeki Göz-Illuminati-Set-Isis-Süleyman Tapınağı, David Yıldızı-Tanrının İsrail'le ahidi-Kabala ve Föniks, bütün bu semboller dünya kökenlidir.

 

Illuminati örgütü (Bunun görünen kolu olan Masonlar), kendi mitolojisinin eski Mısır'a dayandığını iddia eder.

 

1800'lerdeki İskoç Riti Masonluğunun başı olan Albert Pike, “Sirius'un parlak ışığı localarımızı aydınlatır” diyordu. Pike'ye göre Sirius, üçgen içindeki göz, ana tanrıça İsis ve Pentagram eş anlamlıydı.

 

Illuminati ve ilgili örgütlerin (Hür-Masonlar ve Siyon Manastırı) en gizli sırrı, KUDÜS'TEKİ YIKILAN SÜLEYMAN TAPINAĞINI YENİDEN İNŞA ETMEKTİR.

 

Sırrın içindeki sır, “Yeni Dünya Düzeni”nin amacında gizlidir. Yani Kral David soyundan gelen bir Mesih-Deccal'ın taç giymesidir.

 

Bu aynı zamanda Tapınak Şövalyeleri'nden bugüne, Yeni Dünya Düzeni'nin ve Illuminati'nin değişmeyen planıdır. Son yıllardaki en yüksek seviyedeki manipülasyonlar, İncil kehanetlerinin gerçekleştirilmesi, Müslümanların kutsal mekanları olan Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs Sahra'nın yıkılarak, Masonların felsefesinin köşe taşı olan Kudüs'teki Süleyman Tapınağı'nın yeniden inşası ve onun tahtına da David soyundan bir “DÜNYA KRALI”nın oturulması yönünde yapılmaktadır.

 

Yahudi ve Hıristiyanların “Tapınak Tepesi” adını verdikleri mevkîde yer alan bu iki İslam mabedini havaya uçurmak için birçok terörist örgüt (İsrail istihbaratlı ile bağlantılı) teşebbüste bulunmuştur. Böyle bir şey gerçekleştirdiği takdirde, Yahudiler ve Araplar – Museviler-Hıristiyanlar ve Müslümanlar arasında kutsal bir savaş çıkması kaçınılmazdır.

 

Mescid-i Aksa'nın yıkılmasıyla Ortadoğu'da III. Dünya Savaşı'nın çıkması, ne Yahudi fundamentalistlerinin, ne fundamentalist Hıristiyan mezheplerinin, ne de Masonların pek umurunda değildir.

 

İslam mabetlerini havaya uçuracak İsrailli terörist örgütlere, ABD'deki Hıristiyan örgütlerden milyonlarca dolar yardım akmaktadır. Yahudi ve Hıristiyan inançlarına göre, Süleyman Tapınağı'nın yeniden inşası, Mesih-Deccal'ın gelişini hızlandıracağı gibi, Hz. İsa'nın ikinci gelişine de neden olacaktır.[15]

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kaynaklar

[1] Kurân-ı Kerîm, Bakara Suresi, 102. [2] www.uludagsozluk.com/k/Hz-suleyman-tapinagi/ [3] wapedia.mobi/tr/Süleyman_Mabedi [4] www.forumpaylas.net/genel-kultur/11967-Hz-suleyman-in-tapinagi.html [5] www.uyurgezer.net/bir-Yahudi-zulumu-t23514.html [6] tr.wikipedia.org/wiki/Kudüs_Tapınağı [7] ansiklopedi.turkcebilgi.com/Süleyman_Mabedi [8] Kitabı Mukaddes, Eski Ahit, Zebur / Mezmurlar, Mezmur 100. [9] Kitabı Mukaddes, Eski Ahit, Isaiah 6:1. [10] Kitabı Mukaddes, Eski Ahit, Yeremya 14:21. [11] Kitabı Mukaddes, Eski Ahit, Yeremya 17:12. [12] Kitab-ı Mukaddes referansı belirtilmeli. [13] Kitabı Mukaddes, Eski Ahit, Yeşeya 56:7. [14]www.edebik.com/ne_nedir/?sayfa=terim_aciklama&terim=3446 [15] www.haber5.com/articles?id=543

Yukarıdaki tüm alıntı ilgili adresteki makaleden derlenmiştir.http://www.forumselcuk.com/suleymanmabedi_konu48835.html

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

HZ ZÜLKARNEYN’İN MÜCADELESİ

 

Burada Hz Zülkarneyn’in ikinci yolculuğuna dönecek olursak ,onun Batı Afrikadaki Dogon kabilesine gitmiş olabileceğini bazı bulgulara dayanarak izah etmeye çalışmıştık.Daha sonra bu ilkel kabilenin sahip olduğu astronomik bilgilerin neler olduğunu inceleyerek burada anlatılan şeytani fikir yapısının özünü  ve bu fikrin günümüze kadar uzanan uzantıları olan gizli tarikat ve örgütlerin bilinmeyen iç yüzlerini anlamaya çalıştık.

Bütün bu anlatmaya çalıştığımız şeytani fikir yapısının ,şirk ve Allah’ı inkar düşüncesinin bir simgesi olarak ise  karşımıza çıkan şey Sirius yıldızı ve bu yıldıza tapma fikri gözükmektedir.

 

Bu bulgular doğrultusunda şu izahı yapmak konunun ve özellikle ayetlerin özüne aykırı olmayacaktır inşaAllah ki oda şudur; zannımca Dogon kabilesine sahip oldukları astronomik bilgiler bir takım şeytan ve cinler tarafından aktarılmış olmalıdır. Dogon kültüründe belirtilen Sirius yıldızından geldiğini söyleyerek bu kavmi saptıran ve yıldıza tapmalarını sağlayan yaratıkların hem suda hem karada yaşayabilen , balık başlı insanlar olarak tasfir edilmesidir ki bu şekilde gözükebilecek yaratıkların insan veya uzaylı olduğunu düşünmek en hafif tabirle safiyane bir düşünce olacaktır.Konuya bu yönü ile baktığımızda Hz Zülkarneyn’in  Allah’ın dilemesi ile bu kavmin yanına mucize kabilinden beklide bir ‘’sebep’’  uçan bir araç ile gelerek hakkı ve doğruyu tebliğ etmesi makul olabilmektedir.Belkide Hz Zülkarneyn bu sayede bu kavmi uyarmış ve beklide bir kısmının imanlarının kurtulmasına vesile olmuştur.Yüce Allah bir ayetlerde şöyle buyurmaktadır.

 

 

FATIR / 24. Şüphesiz biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir kavim yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.

 

 

HZ MEHDİ’NİN MÜCADELESİ

 

Hz Zülkarneyn ve Hz Mehdi’nin ortak özellikleri zaten hadislerde vurgulanmış ve ‘’ Mehdi’nin tıpkı Zülkarneyn’’ gibi olacağının bildirilmiş olduğunu okumuştuk.Demek ki ahir zamanın beklenen büyük Mehdisi’de aynı yönde mücadele edecektir inşaAllah ki zaten konu özü ile kendini belli etmektedir . Açıklamaya gayret edersek diyebiliriz ki ; Mehdi ,  Sirius yıldızının simgesel olarak anlattığı inançsız ,ateist fikirlerle ; bilhassa Sirius’a tapanların günümüzdeki uzantıları olan masonluk ve bunların ileri sürdükleri  hiçbir bilimsel temele dayanmayan dogmalar olan  Darwinizm  ve materyalizm felsefesi vede bu sapkın fikirlerden türeyen komünizm , faşizm , terörizm gibi insanların mahvına sebep olan şeytani fikir yapısı ile mücadele edecek ve bu fikirleri Allah’ın yardımı ve izni ile temelden yıkarak yok edecek,insanların imanlarının kurtulmasına vesile olacaktır inşaAllah.

 

Buradaki önemle vurgulanan nokta ise ‘’ Allah’ın yardımı’’ konusudur ki yine Kehf suresinin devam eden ayeti çerçevesinde konuyu izah etmeye çalışırsak belki bazı sonuçlara varabiliriz.

 

Yukarıdaki açıklamalarda Mehdi’nin Darwinizm ve materyalizm fikri ile mücadele edeceğine işaret edildiğini açıklamıştık , ve bu mücadelesinde Allah’ın yardımı olarak vurgulamaya çalışılan şeyden neyi kast ettiğimizi açıklamaya çalışacağız.

 

Hz Zülkarneyn’in ikinci yolculuğunun anlatımının son bulduğu ayet şöyledir.

 

 

İşte böyle. Şüphesiz biz onun yanındakileri ilmimizle kuşatmışızdır.         KEHF / 91

 

 

Bu ayet-i kerimede de diğer ayetlerde olduğu gibi çok büyük bir hikmet ve bilgiler vardır inşaAllah.

 

…  onun yanındakileri ilmimizle kuşatmışızdır. İfadesi ahir zamana bakan Mehdi ile ilgili yönü ile beklide Allah’ın yardımının neviini anlatıyor olabilir.

 

Bilindiği gibi ‘’İLİM’’ kelimesi en basit anlatımıyla bilim demektir ki , Allah’ın sonsuz ilmini oluşturan bilimler topluluğudur.Bu bilimler her türlü fen , biyoloji , emriyoloji , kimya , gen mühendisliği , arkeoloji , kuantum fiziği , paleontoloji ve daha sayamayacağımız pek çok bilimlerdir ki bu bilimler vasıtası ile Hz Mehdi belirtilen sapkın fikir ve düşünce sistemlerini yıkacaktır.

 

Bir örnek verecek olursak günümüzde arkeoloji ve paleontoloji (Fosil bilim) bilimleri bile gün ışığına çıkardıkları yaklaşık 300.000.000  adet fosil ile ki bu fosiller 300 ila 20 milyon yıllıktır. Hiç bir canlının milyonlarca senedir en küçük ayrıntısına kadar değişmediğini ispat ederek Darwinizm’in savunduğu canlıların Allah’ın yaratması ile değil evrim yolu ile oluştuğu yalanını , hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kökünden yıkmıştır.  

 

Hz Zülkarneyn’in ikinci yolculuğuna ve ilgili ayetlere bir yorum ve izah getirmeye çalışırken şunu söylemekte fayda varki, Kur’an ayetleri her devre hitab edebilen ilahi ve sonsuz hikmetlerle dolu metinlerdir.Burada sadece konuya bir yönü ile izah getirmeye çalışılmıştır,tabiî ki başka izhlarıda olabilir.(En doğrusunu Allah bilir)

 

Son söz olarak kitabın özündeki Kozmik bakış açısına uygun olarak şunu söyleyebiliriz.

 

Sırf Allah’ı inkar etmek ve ona şirk koşmak için şeytan tarafından empoze edilen Sirius ‘a tapma fikri her devirde müşriklerin ortak özelliklerinden birisi olmuştur.

Peygamber efendimiz (s.a.v) döneminde de örneği bulunan bu müşrik toplulukları ki Huza’a kabilesi bunlardan birisidir ,günümüzde ateist masonlar ve son dönemde Rael tarikatı gibi sapkın gruplar da bunların takipçileri ve şeytanın müritleridir.

 

Ayrıca son zamanlarda Darwinizm ve evrim teorisinin en önde gelen savunucularından dünyaca meşhur , ateist bilim adamı Richard Dawkins’in de uzaylılar tarafından üretildiğine inandığını açıklaması konuya hayret uyandıran bir örnek teşkil etmektedir.

 

Sirius yıldızı ile temsil edilen sapkın düşünceler ve bunları insanlara empoze edenlere en güzel cevap yine yüce Kur’anda mevcuttur ve olayın onların söylediği gibi olmadığının ispatıdır inşaAllah.

 

Yüce Allah Necm Suresinin 49 . ayetinde mealen şöyle buyurmaktadır.

 

     . . . Müşriklerin taptığı Şi’râ ( Sirius) yıldızının Rabbi de O’dur. . .

 

 

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu bölümde Hz Zülkarneyn'in 3. yolculuğunu ve Ahir zaman ile olan benzerliklerini araştırmaya devam edeceğiz.

 

Şu an da konu ile ilgili çalışmalarım devam etmekte ve en kısa sürede burada paylaşacağım inşaAllah.

 

 

Allah Kuran' da buyurmuştur ki;

 

 

''Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir...''(NUR suresi 55)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !