3. BÖLÜM

 

HZ ZÜLKARNEYN’İN YOLCULUKLARI

1.YOLCULUK

 

Zannımca Hz Zülkarneyn ayette geçen ilk yolculuğunda Mayaların yanına gitmiş olabilir.

 

83. (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım."

84. Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir sebep verdik.

85. O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.

86. Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kâfir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik.

87. Zülkarneyn, "Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır" dedi.

88. "Her kim de iman eder ve salih amel işlerse ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz."  

KEHF SURESİ 83-88

 

 

Öncelikle şu konu hakkındaki düşüncemi belirteyim ki ,bazı yorumlarda Hz Zülkarneyn’in uzaydaki bazı toplulukların yanına gittiği şeklinde izahlar vardır.Oysaki Kehf suresi  84.ayette Hz Zülkarneyn’in yeryüzünde görev ve tebliğ yaptığı bildirilmektedir,bununla beraber  Hz Zülkarneyn Allah (CC) ın kendisine bahşettiği bazı ‘’sebep’’ ler dahilinde o çağın teknolojisinin çok üzerinde birtakım araçları kullandığı ve kısa zamanda uzun mesafeler aldığı bildirilmektedir ki bu konuyla ilgili izahları ileride yapmaya gayret edeceğim.

 

 

Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir sebep verdik.      KEHF 84

 

 

Şimdi ayetler ve bilimsel bulgular çerçevesinde Hz Zülkarneyn’in birinci yolculuğuna izah getirmeye çalışırsak bazı sonuçlara ulaşabilmekteyiz, şöyleki…

 

 

1/     O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.                      KEHF 85

 

       

Mayalar bilindiği üzere Orta Amerikada , bugün Meksika sınırları içerisinde Yucatan yarımadasında yaşamışlardır ve burası coğrafi olarak dünyanın batısındadır.

 

 

Kehf 86. Hatta iza belağa mağribeş şemsi vecedeha tağrubü fı aynin hamietiv ve vecede ındeha kavma kulna yazel karneyni imma en tüazzibe ve imma en tettehıze fıhim hunsa 

 

 

2/     Güneşin battığı yere varınca . . . . KEHF 86      

 

 

 Mağrip kelimesi Kur’an da 6 ayette daha geçmektedir , bunlar Bakara 115,142,177,258,

Şuara 28 ve Müzzemmil 9 . ayetlerdir ve bu ayetlerin hiç birisinde Mağrip kelimesi Güneş ile birlikte kullanılmamış sadece batı anlamında kullanılmıştır.

 

Peki ‘’Mağribeş şemsi’’ yani Güneşin battığı yer ne anlamda kullanılmış ve neye dikkat çekilmiş olabilir? Mağrib köken olarak garube fiilinden türemiştir. Göçmek manası da vardır. Güneşin göçtüğü yer de denilebilir.Bu durumda ayetteki ifade Güneşin ışıklarının Dünyadaki kara parçalarının en batı ucuna doğru seyir ettiği bölgelere dikkat çekiyor olabilir (En doğrusunu Allah (C.C) bilir)

 

Bu izah doğrultusunda ; Yucatan yarımadası , Güneş ışıklarının  kara parçaları üzerine vurduğu hemen hemen en batıdaki bölgelerden birisidir.

 

3/      . . . .onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu . . .     KEHF 86

 

 

 Ayetin bu kısmındaki  ‘’siyah balçıklı bir su gözesi ‘’ tabiri belkide suların göllendiği çamurlu bataklıklardan oluşan bir coğrafyayı tarif eder gibidir ki bu izah bu ayete ters bir varsayım değildir.

 

 

Peki acaba Mayaların bataklıkla ne gibi bir ilgileri olabilir?

 ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

MAYALARDA TARIM

 Mayaların yaratıcı çiftçiler olduğu artık arkeologlar tarafından biliniyor. Yucatán'ın bataklıklarla kaplı düzlüklerinde mevsimlik taşkınlar, düşük toprak verimliliği ve yüksek su tablaları çiftçiliği güçleştirir. Mayalar bataklık alanları, yükseltilmiş tarlalara ve kanallara dayalı bir sistemle ekerdi. Fazla masrafı olmayan bu sistem tamamen doğal, son derece üretken ve en önemlisi sürdürülebilirdi. Tarlaları yükseltme işlemi şu şekildeydi: Maya çiftçileri bataklıkların içinde kanallar açar ve çıkan fazla toprağı iç kesimdeki tarlalara yığardı. Böylece tarlaların 0,6 ila 1,2 metre yükselmesi, su girişini azaltırdı. Kanallar sulama ve doğal gübre sağlama gibi ikili bir işlev görürdü. Mayalar her mevsim birkaç kez kanallardaki su bitkilerini toplar ve toprağın verimini artırmak için tarlalara sererdi. Sulama ve gübreleme, yüksek tarlalarda yetişen ürünler açısından büyüme mevsiminin uzamasına neden olurdu. Arkeologlar eskiden yüksek tarlaların yerel halk için yeterli gıdanın üzerinde bir üretim sağladığı ve insanların bu fazlayı ticaret amaçlı kullandığı görüşündeydi. Ne var ki, yeni araştırmalar ve yerel çiftçilerin tecrübeleri bölgenin tarım ve ekolojisini daha iyi anlamamızı sağlıyor. Maya uygarlığının yükselişi sırasında büyüyen bir nüfusu ve ekonomiyi ayakta tutmak için, yüksek tarlalar olasılıkla daha iyi bildiğimiz kuru tarla arazileriyle birleştirilmişti. Günümüzde tarım uzmanları ve çiftçiler Mayalardan yeni şeyler öğreniyor. Orta ve Güney Amerika'nın verimsiz topraklar yüzünden yoksullaşmış kesimlerinde, uzmanlar küçük ölçekli çiftçiliği kârlı hale getirmek ve böylece yerel ekonomileri zenginleştirmek amacıyla yerel çiftçilerle -ve yerel yönetimlerle- birlikte çalışıyor. Bundan 1500 yıl kadar önce oldukça iyi işlemiş olan yüksek tarlaların, günümüzde çoğu kez araziyi sürmenin en iyi yolu olduğu görülüyor. -Gabrielle E. Montanez  KAYNAK:NATIONAL GEOGRAPHIC 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yukarıdaki yazıda bahsi geçen bataklıklarla kaplı düzlükler; ayette tarif edildiği gibi;siyah balçık halindeki , işlenmiş , sürülmüş ve göz göz olmuş tarım arazilerinin görüntüsüne uygun düşmektedir.       (En doğrusunu Allah (C.C) bilir)

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

  MAYA TARIMCILIĞI 

 

Maya ovaları verimli Nil Vadisi'ne de, Peru'daki yoğun bir sulamaya sahip Moche Ülkesi'ne benzemez. Peten-Yukatan yarımadası drenajı zayıf ve pek az sürekli akarsuyu olan kireçtaşından büyük bir kıta sahanlığıdır. Sıcak ve rutubetli ovalarda yağmurlar düzensizdir, eski çağlardan bu yana var olan sık ormanlar Mayalar tarafından kesilerek tarım arazisi açılmıştır.

 Bugün görülen yeşillik yeniden ağaçlandırılmış alanlardır. Bu acımasız çevre koşullarında toprak verimsizdir ve ancak ormanlar yakılarak tarım yapılabilir. Milpa adı verilen bu temizlenmiş arazi iki yıllık verime sahipti ve yedi yıl nadasa bırakılırdı. Bu tarlalar değil bir kenti, bir köyler topluluğunu bile beslemeyeceğinden Mayalar bataklıkları kurutmuşlar, tarım açısından işe yaramaz toprakları çok üretken tarlalara dönüştürmüşlerdi.

 

Ama ancak bol miktarda yeraltı suyu olduğu sürece bu tarım devam edebiliyordu. Ayrıca tepe yamaçlarında teraslar kurmuşlar, her karış topraktan mümkün olan en çok verimi elde etmeye çalışmışlardı.

 

Çöküşten çok önce Mayalar'ın tarımsal üretimi sınır noktalarına varmak üzereydi. Kısa vadede bu yoğun tarımcılık giderek genişleyen yönetici ve soylu sınıfın üretim ve mahsulü vergi yoluyla yakından kontrol ettikleri dönemde yerel düzeyde başarılı olmuştu. Ama büyük çaplı sulama işletmelerinin standardizasyonu mümkün kıldığı Mısırlılar ya da Mocheler gibi, geniş alanlarda tarımsal üretimi standart bir hale getirememişlerdi.

 

Maya ekolojisi çok değişikti, hassas ve çok çabuk tükenen tropik topraklara ve düzensiz yağışlara sahipti. Toprağın verim kaybettiği ve tufanı andıran yağmurların açılmış arazinin üst tabakasını alıp götürdüğü bir dönemde çiftçiler, efendilerinin giderek artan ürün talepleriyle karşı karşıyaydılar. Büyük bir kuraklık döngüsü son darbeyi indirecekti.                          

 

KAYNAK

http://www.msxlabs.org/forum/medeniyetler-tarihi/9025-maya-uygarligi-mayalar.html

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

4/     . . .Orada (kâfir) bir kavim gördü. . .                      KEHF 86                                               

 

 

Mayalar aslında çok tanrılı sapkın bir inanç sistemine sahiptiler ,bununla beraber bir dönem tek tanrılı bir inanç sistemini benimsemişler, fakat sonraları bu sistem yeniden bozularak dejenere olmuştur. Aşağıda Mayaların çok tanrılı sapkın din yapılarında bulunan bazı tanrıları anlatılmaktadır. 

 

MAYA İLAHLARI

Hunab Kú: Adının anlamı tek olan Tanrı’dır. Yaratan, var eden Tanrı’dır. Mutlak olandır. Tüm ilahların babası ve efendisidir. Adındaki üç heceden “hun” “tek olan” anlamına,”nab” “ölçü” ve “hareket” anlamına ve “ku” ya da “kub” “veren” anlamına gelir ki, üçü birleştirildiğinde oluşan anlam, “ölçüyü ve hareketi vermiş tek olan” ya da “hareketi veren ‘tek olan’”dır.

Itzamná (okunuşuyla İtsamna): Göklerin, gecenin ve gündüzün efendisi ve Hunab kú’nun oğludur. Güneş ilahı olarak, Ahau ya da Kakmó Kinich olarak da tezahür eder. Elyazmalarında dişsiz, kartal burunlu ve bazen sakallı olarak temsil edilir.

Ix Chebel Ya'ax: Kinich Ahau’nun zevcesi.

Kinich Ahau: Itzamná’nın oğlu olan güneş ilahı.

Ixchel: Itzamna’nın zevcesidir. Ay’ın ve dokumanın ilahesidir, sulara, su baskınlarına hükmeder. Genellikle bir testi suyu yere, yani yeryüzüne döker halde veya dokuma yapar halde temsil edilir. Itzamná ve Ixchel, Mayalar tarafından EES olarak adlandırılırlardı.

Chac ya da Chaac (Çak okunur): Şimşek, yıldırım ve yağmur ilahıdır.Dört yöne bölünür; doğu (kırmızı), kuzey (ak), batı (kara), ve güney (sarı). İki köpek dişi belirgin olarak temsil edilir. Adının hiyeroglifinde bir göz bulunur ki, bu, Tro-Cortesianus elyazmasında “T” şeklini alır.

Wakax Yol K'awil ya da Nal: Mısır bitkisi ilahıdır. Bazen üç mısır başağıyla temsil edilir.

Ah Puch, Kisin, Kimilo Hun Ahaw: Ölüm ilahıdır.

Yum kaax: Mısır ve savaş ilahıdır.

Xaman Ek (okunuşuyla Şaman Ek): Kuzeydeki bir yıldızın ilahıdır.

Ixtab: İntihar ilahesidir, Kisin’in zevcesidir. Bir tür psikopomptur (ölülere eşlik ve rehberlik eden).

KAYNAK VİKİPEDİA

 

 5/ . . ."Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik.  

KEHF 86                                                                                                                          

 

Ayetin bu kısmında Hz Zülkarneyn’in tutumuna ve izleyeceği yola bir dikkat çekme ,vurgulama var ki sonraki ayette belirtilen Hz Zülkarneyn’in cevabıda onun karakteri ve tutumu hakkında bilgiler içermektedir.

 

6/     Zülkarneyn, "Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır" dedi.      KEHF 87

 

Bu ayetten anlaşılacağı gibi Hz Zülkarneyn bu kavme zulmetme yolunu değil , iyilik ve hayır yolunu tutmuş,ancak onları uyararak nihai cezalandırmayı Allah’ın yapacağını bildirmiş,ayrıca kendisine verilen Vehbi ilimler sayesinde o toplumu irşad etmiş ,onları bilimde ,fende ,sanatta ve pek çok konuda devrin çok ilerisine taşıyarak bugün bile hayret uyandıracak bir seviyeye gelmelerine vesile olmuştur.İşte bu vesile ilede  zannımca Mayalar bolluk bereket ve refaha kavuşarak adeta bir Altın çağ yaşamışlardır.

Hz Zülkarneyn’in bu özelliği aynı zamanda ahir zaman Mehdisinin de bir görevi ve yapacağı faliyetlerinin en esaslılarından birisi olacağı çeşitli hadislerde vurgulanmıştır.Mehdi döneminde de onun içinde bulunduğu toplum ahir zamanda dünyanın en ileri medeniyetine ,bilim ve fenne ve sanatın en ince doruklarına ulaşarak bir süper güç olacaktır inşaAllah.

 

7/     "Her kim de iman eder ve salih amel işlerse ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz."      KEHF 88 

 

Hz Zülkarneyn’in bu ilk yolculuğunu anlatan son ayette ise ,iman eden ve Salih amel işleyenlerin bunun karşılığını fazlasıyla görecekleri müjdelenirken ; ‘’ üstelik ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz’’ derken beklide Mehdinin diğer bir görevinden bahsedilmiş olabilirki oda şudur; Hz Mehdi hakimiyet döneminde hadislerde bildirildiği gibi, bid’at leri (dinin içine sonradan sokulmuş hurafeleri) kaldırıp, peygamberimiz (s.a.v) in sünnetlerini ihya edecek. Yani şu anda dinmiş gibi gösterilen bazı uydurmalar insanların islama karşı zor ve anlaşılmaz olarak bakmalarına fırsat vermekte oysa bu hurafeler dinden temizlendiğinde herkes görecekki İslam sanıldığı gibi zor ve karmaşık bir din değil aksine akılcı ,ilmi ve her yönüyle mükemmel bir kaynaktır.

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !