1. BÖLÜM

                                   

                             بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ 

 

قَالُواْ سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَا إِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنتَ الْعَلِيمُ الْحَكِي

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Dediler ki: "Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın."

Bakara /32

 

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÖNSÖZ

 

İçinde bulunduğumuz 2000 li yılların dünya tarihi açısından çok önemli bir zaman dilimi olduğunu , hissedebiliyor veya yaşayarak görüyoruz.Özellikle son yıllarda şahit olduğumuz pek çok fevkalade olaylar bu dönemi dünya tarihinde apayrı bir noktaya oturtmakta ve oturtacaktır.Bu fevkalade olaylar ; sosyal , ekonomik ,kültürel , tarihi, fiziki , bilimsel ve felsefi , kısaca her türlü maddi ve manevi yönleriyle gözlerimizin önünde cereyan etmekte ve belkide her gün medyaya yansıyan örnekleri ile neredeyse sıradan olaylarmış gibi gözükmektedir.Örneğin son yıllarda artarak devam eden doğal afetler ,ekonomik kriz ,toplumsal olaylar ,terör olayları veya astronomik olaylar birer büyük alametler olarak gerçekleşmektedir. Buradaki önemli nokta şudur ki ; olaylara bakmak ve görmek arasındaki farktan kaynaklanan algılama eksikliği belkide olayların gereği gibi anlaşılmasını engellemektedir.Tam bu noktada aslında bu yıllar peygamber efendimizin (s.a.v) 1400 sene öncesinden mucize kabilinden haber verdiği ''AHİR ZAMAN'' olarak bahsedilen zaman dilimidir.Ahir zaman anlam olarak son zamanlar demektir ki ,bu dönem kıyamet öncesi gerçekleşecek çok önemli ve fevkalade olayların yaşanacağı bir zaman dilimini anlatmaktadır (doğrusunu Allah bilir).Bu zaman diliminde yaşanacak olayların önemi Hz peygamberin (s.a.v) yaklaşık 150 kadar sahih (doğruluğu şüpheye yer bırakmayacak kadar kesin) hadis-i şerif ile bildirdiği ve neredeyse hemen hepsinin aynen gerçekleştiği olaylar silsilesidir.Ancak burada bu olaylardan sadece bir tanesine farklı bir bakış açısı ile yaklaşmaya çalışılmıştır.Bu büyük ve kutlu olay mehdiyet ve dolayısıyla MEHDİ (as)dır.Aslında mehdiyet konusu ahir zaman olaylarının özünü teşkil eden en önemli husus olması bakımından çalışmamızın içeriğini oluşturmaktadır.Yaptığım çalışmalar bu konuyu ayetler ve hadisler ışığında incelemek fakat konuya farklı bir bakış açısı getirmeye çalışmaktan ibarettir.Bu grubun oluşturulma amacı sadece Hz peygamberin (s.a.v) haids-i şerifi doğrultusunda bu olayı müjdelemektir ,yapılan şahsi açıklama ve izahlar belki eksik veya hatalı da olabilir (eksik ve hatalardan Allah (C:C) ye sığınırım) ,ancak hadislerde müjdelenen olaylar tamamen kesin gerçeklerdir, bu çalışmamız sadece Hz Mehdi 'ye zemin oluşturacak yolda bir tek bir tuğla olabilmek yada tabiri caiz ise bir kazan çorbada tek bir tuz tanesi olabilmek amacını gütmektedir.

 

''MEHDİ İLE MÜJDELENİN. O KUREYŞ’TEN VE EHL-İ BEYT’İMDEN BİR KİŞİDİR.''

 

(kitab-ul burhan fi alamet-il mehdiyy-il ahir zaman, s. 13)

 

NOT: Konunun bir an evvel müjdelenmesinin aciliyeti ve önemi çalışmaların tamamının henüz bitmemiş olmasına ramen (zannımca) biten kısımlarını burada paylaşmama sebep olmuştur, çalışmalar bittikçe buraya eklenecektir inşaAllah

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

1.Bölüm

 

 

1/ Tüm olarak, yeryüzünün meliki dört tanedir. Onların ikisi müminlerden, ikisi de kafirlerdendir. Zülkarneyn ve Süleyman müminlerdendir. Nemrud ve Buhtunnasır ise kafirlerdendir. YERE BEŞİNCİ OLARAK EHL-İ BEYTİMDEN BİRİ SAHİP OLACAKTIR. Yani Mehdi.

(Mektubat-i Rabbani, 2/251)

 

2/ Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir.

 (Kıyamet Alametleri, s. 183/ El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar s. 32

/Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 10) 

 

3/ Sizden kim Deccal'e yetişirse Kehf suresinin evvelini onun üzerine okusun, bu surenin sonu Deccalin fitnesinden kurtuluşunuzdur.

(Sünen-i Ebu Davud, 5/121)

 

 

 

Peygamber efendimiz(s.a.v)in Mehdiyet konusuna dikkat çektiği pek çok hadisten sadece üç tanesi yukarıda bildirilmiştir.Bu hadislerde Hz Mehdi’nin Hz Zülkarneyn ve Hz Süleyman ile olan benzerliklerine özellikle dikkat çekilmesi ve Kehf  suresinin ahir zamanda sıkça okunmasının bildirilmesi bu surenin işaret etiği bir takım sırlara dikkat çekmektedir.

 

Kehf suresi pek çok yönleri ile Mehdiyet konusunu anlatmakta ve bize işaretler vermektedir,ancak burada konuya farklı bir bakış açısı ile yaklaşıdığında farklı bazı yönlerede işaret edebileceği düşünülebilir .

 

 

Zülkarneyn’in önemli bir özelliği vardır ki; gönderilmiş bütün peygamberlere ona dair bilgi verilmiş, bütün ümmetlerin Zülkarneyn’in yapacağı işler ve şahsiyetine dair bilgi sahibi olması sağlanmıştır. Bu kadar önem verilen, hakkında bütün peygamberlerin bilgilendirildiği bir kişiye ait bütün bilgilerin kaybolması, bu kişinin tarihin karanlıklarına gömülmesi, ona ait olduğu belirlenen hiçbir eserin var olmaması mümkün müdür? Yeryüzünde yaşamış ve hiçbir iz bırakmadan yok mu olmuştur? Bu kadar çok kişiye (bütün ümmetlere) varlığı haber verilen, bu kadar önemsenen Zülkarneyn dönemine şahitlik edecek kimse yok mudur? Hiçbir kalıcı eser bırakmamış mıdır? Zülkarneyn yeryüzünde yaşamış olsaydı buna dair kesin delil ve izler bırakırdı.

(İnternetteki bir makaleden alıntıdır)

 

 

Örnekleyecek olursak ; son zamanlarda basında da sıkça yer bulan; Maya takvimi , Foton kuşağı, 2012 fenomeni gibi bazı konular araştırıldığında , ahir zaman , mehdi ve altınçağ ile ilgili hadisleri destekliyor gibi gözüküyor .(En doğrusunu Allah bilir)

 

Konuyu inceleyebilmek için öncelikle  çiftçilik yapan Mayaların muhteşem geçmişine bir göz atarak bu toplumun ilimde,fende,matematikte ve sanatta ne noktaya geldiklerini görelim

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !